Narsist Ne Zaman Terapiye Gelir?
Yazan: Dr. Öğr. Üyesi Harun İsmail İncekara · 1 Ekim 2026 · 1 dk okuma
Narsistik kişilik yapısına sahip biri, genellikle birincil değil, ikincil amaçlarla terapiye gelir. Yani “kendini anlamak” ya da “değişmek” için değil; kendilik nesnesi işlevini yitirdiği bir durumda, yani iç dünyasındaki düzenleyici figürü kaybettiğinde gelir.
Bir anlamda terapiye gelmesi, çöküşün eşiğinde olduğunu gösterir. Hayatındaki ayna figürü — sevgili, iş, statü, başarı, beden ya da güç — artık onu tutmamaktadır. Kohut’un deyişiyle, kişi “kendilik nesnesi” yerine koyduğu şeyi kaybettiğinde kendilik dağılmaya başlar. Ve o zaman terapist, onun gözünde bu işlevi devralır:
“Sen bana bak, beni duy, bana inan — o zaman ben var olabilirim.”
Bu süreçte semptomlar genellikle dramatik biçimde azalır. Çünkü terapist geçici olarak o kırık aynayı bütünler. Ancak bu yatışma, gerçek iyileşme değil, narsistik sistemin yeniden kurulma girişimidir. Zamanla terapistin de idealize edilmesi, ve kaçınılmaz olarak hayal kırıklığına uğratması, yeniden o eski “terk depresyonunu” tetikler. İşte terapi o noktada gerçekten başlar.
Narsistin Klinik Görünümleri
Klinikte narsistik danışanlar genellikle şu tablolarla gelir:
• Saplantılı ya da fetişistik cinsel fanteziler: Duygusal boşluğu doldurmak için bedensel bir aynalanma arayışı.
• İşlevsellikte düşüş: Sosyal ya da profesyonel ilişkilerde sürdürülebilirlik kaybı.
• Yoğun öfke nöbetleri: Eleştiriyi reddedememe, değersizlik duygusuna tahammülsüzlük.
• Hipokondri ve beden meşguliyeti: “Bedenim çökerse ben de çökerim” korkusunun yansıması.
• Panik ataklar: Kendilik bütünlüğünün ani sarsılmasıyla ortaya çıkan çözülme tepkileri.
Narsist terapiye gelir ama kendisi için değil, sistemini kurtarmak için gelir. Ve terapistin görevi, bu sistemi yeniden inşa etmek değil, onun içinde kaybolmuş “gerçek kendiliğe” alan açmaktır.
Bu yazıyla ilgili danışmanlık alanı
İlgili yazılar