Dr. Harun İsmail İncekaraPsikoterapist · AkademisyenWhatsApp
Savunma Mekanizmaları ve Ruhsal Yapı

Düşünmenin Arkasına Saklanan Duygular

Yazan: Dr. Öğr. Üyesi Harun İsmail İncekara · 1 Ekim 2026 · 1 dk okuma

Bazı insanlar öyle çok düşünür ki, düşünmek artık bir alışkanlıktan öte, bir varoluş biçimine dönüşür. Sürekli analiz eder, değerlendirir, sorgular — ama hissetmez. Sanki duygularını değil, düşüncelerini yaşar.

Oysa bu sadece “aşırı düşünmek” değildir. Bu, bir zamanlar duygularına karşılık bulamayan bir çocuğun savunmasıdır. Küçüklüğünde ağladığında teselli edilmemiş, korktuğunda sakinleştirilmemiştir. O yüzden duygular tehlikeli, kontrol edilemez ve yalnız hissettiren bir şey haline gelmiştir.

Böylece düşünmek, o çocuk için bir sığınak olmuştur. Zihniyle duygularını bastırmayı, kontrol etmeyi öğrenmiştir. Düşünmek, artık sadece bir eylem değil, bir düzenleme sistemi haline gelir.

Yetişkinlikte bu kişi duygusal ilişkilerde de aynı refleksi gösterir: Bir sorun yaşadığında hissedemez, sadece düşünür — analiz eder, uzaklaşır, çözümler üretir. Ama içten içe duygusal teması kaybeder.

Çünkü zihin onu korur ama aynı zamanda yalnızlaştırır. Ve terapide en büyük dönüşüm, o eski öğrenilmiş refleksi bırakabilmektir: Zihinden kalbe yeniden bir yol bulmak…

← Tüm yazılar

Bu satırlarda kendinizden bir parça bulduysanız

Görüşmeler birebir ve gizli tutulur; yalnızca online yürütülür. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, derdinizi tek cümleyle yazmanız yeterli.