Dr. Harun İsmail İncekaraPsikoterapist · AkademisyenWhatsApp
Terapi, Dönüşüm ve Farkındalık

Terapistin Kırılganlığı: “Eş Duyumsal Empati” Üzerine

Yazan: Dr. Öğr. Üyesi Harun İsmail İncekara · 1 Ekim 2026 · 1 dk okuma

İyi bir terapist olmanın yolu, kusursuz olmaktan değil; kendi yaralarını tanıyabilmekten geçer. Terapistin ne kadar çok patolojisi varsa, ve bu patolojileri ne kadar çok deneyimsel repertuardan geçirip anlamlandırabilmişse, o kadar derin bir terapötik duyarlılığa ulaşır.

Heinz Kohut’un “eş duyumsal empati” kavramı tam da bunu anlatır. Empati, sadece anlamak değildir — hissetebilmek, birlikte hissedebilmektir. Danışanın iç dünyasına girebilmek için, terapistin de kendi iç dünyasında dolaşmış olması gerekir. Çünkü biz, bilmediğimiz bir duyguyu başka birinde fark edemeyiz.

Kohut der ki:

“Terapist, danışanın duygusunu değil; o duygunun yaşanma biçimini deneyimlemelidir.”

Yani bir danışan utançtan söz ediyorsa, terapist de kendi utancıyla temas etmiş olmalıdır. Yalnızca o zaman sessizlikleri, bakışları, kelimelerin altındaki titreşimi duyabilir. Bunu yapabilen terapist, tekniği değil, insanlığını araç olarak kullanır.

Ve belki de en derin terapi anı, terapistin “ben de öyle hissetmiştim” demeden, sadece gözleriyle bunu hissettirebildiği andır.

← Tüm yazılar

Bu satırlarda kendinizden bir parça bulduysanız

Görüşmeler birebir ve gizli tutulur; yalnızca online yürütülür. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, derdinizi tek cümleyle yazmanız yeterli.